ARMADORUN DÜNYASI


 

"Arma", Akdeniz denizcisinin diline Latince arma (=donanım) sözcüğünün Venedikçeye aynen geçmesi ile girmiştir. Oradan da biz almışız.

 

Armanın en temel öğesi direktir. Ama "direk" sözcüğü dilimize "arma" gibi deniz yoluyla değil de kara yoluyla, çadırdan gelmiştir: eski Türkçe “tirgek”ten (= sağlam, ayakta duran) türemedir. Tek direkli teknelerde direk, direktir. Çok direkli teknelerde ise, önde olanına "pruva", ikincisine "grandi" direği deriz. Pruva, Venedikçe prova (=geminin baş tarafı) sözünden gelir ki bazan bugün bile bu eski biçimiyle kullanılmaktadır. Örneğin, Halikarnas Balıkçısı, Aganta! Burina! Burinata! adlı romanında “Deniz provamızda şelale gibi şarıldıyordu” der. Öte yandan grandi İtalyanca grande (=büyük) sözünden nerdeyse aynen alınmıştır. Üçüncü direğe ise "mizana direği" deriz; bugünlerde keç armalı guletlerin arka direğine de mizana direği denir oldu. Önce Latince medianus (= ortadaki) sözcüğünden ordan da geçişle Venedikçe mezana (= mizana yelkeni) sözcüğünden türemişdir. Vaktiyle bizim dilimizde “mıcana, mıncana, mancana” olarak da kullanılmış: Örneğin, Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde: “... birer tekne ve birer mancana yelken âmâde olmakta ...” ...

 

 

Yazının tümünü okumak için tıklayınız.

  Denizci Der De, Dediği Ne Demek? sayfasına dönmek için tıklayınız.

 


DUM VENTUS EST, SPES EST.